Hani şu arkadaşın seni hiç sevmediğin bir kafeye çağırdığında, aslında evde pijamalarınla dizi izlemek isterken "Ay çok isterim, geliyorum!" dediğin o an var ya... İşte tam o anı konuşalım.
Neden yapıyoruz bunu kendimize?
"Ayıp Olur" Diye Diye Kendimizi Bitirdik!
Psikolojide buna "People Pleasing" yani başkalarını memnun etme çabası deniyor. Ama biz aramızda buna kısaca "hayır diyememe hastalığı" diyoruz. İçimizden bir ses sürekli şunu fısıldıyor:
"Şimdi hayır dersem bana küser mi?"
"Beni bencil sanırlar mı?"
"Aman ağzımızın tadı kaçmasın, ben giderim n'olacak..."
Valla ne olacak söyleyeyim ; olan senin enerjine, vaktine ve o güzelim akşamına oluyor.
Sınır Çizmek Kabalık Değil, Bir Hayatta Kalma Meselesi
Bak şimdi, sınır çizmek demek insanlara duvar örmek ya da herkese ters yapmak demek değil. Aslında kendine "Seni seviyorum ve senin dinlenmeye de ihtiyacın var" demek.
Şunu unutma: Her şeye "evet" dersen, senin "evet"inin bir kıymeti kalmaz. Herkes senin her zaman "orada" olduğunu bilirse, bu sefer senin sınırların değil, başkalarının istekleri senin hayatını yönetmeye başlar.
Peki, Ne Yapacağız?
Hemen yarın herkese "hayır" diye bağır demiyorum tabii, ama ufak ufak başlayabiliriz:
Düşünmek İçin Vakit İste: Birisi bir şey istediğinde hemen "tamam" deme. "Bir programıma bakayım, sana dönerim" de. O arada gerçekten isteyip istemediğini ölçersin.
Dürüstlük En Güzeli: "Bugün gerçekten çok yorgunum, başka bir zaman yapsak olur mu?" demek seni kötü bir insan yapmaz, sadece insan yapar.
Suçluluk Hissini Serbest Bırak: "Hayır" dediğin için içini bir huzursuzluk kaplayacak, biliyorum. O an derin bir nefes al ve "Şu an kendime vakit ayırmayı seçtim" de.
Son Söz...
Sen bir süper kahraman değilsin ve herkesi aynı anda mutlu edemezsin. (Zaten denesen de birileri mutlaka bir şeye bozulur, kaçış yok!) O yüzden önce kendi bardağını doldur ki, başkalarına da verecek enerjin kalsın.
Kendine iyi bak, çünkü senden bir tane daha yok!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder