Zamanın kırıldığı o dar sokakta,
Adımlarım ağır, gölgem benden uzakta.
Bir kentin uğultusu çökerken omuzlarıma,
Sustuğumuz ne varsa, feryat figan bu parkta.
Dokunsan dağılacak bir sis gibiyim,
Kendi masalımın en yabancısı, en sürgünüyüm.
Ne geçmiş bağlar beni artık ne de gelecek,
Ben bu gece, iki nefes arasındaki o son düzlüğüm.
Yüzümde asılı kalan o solgun tebessüm,
Bir yangından arta kalan sessiz külüm.
Yıldızlar dökülürken avuçlarımdan bir bir,
Sana yürümek, uçurumlardan atlamak gibi...
Duymuyor kimse, bu derin, bu dilsiz sızıyı,
Kendi ellerimizle sildik o eski yazıyı.
Ama saklama gözlerini, bırak aksın içime,
Varsın bu son nefes uğurlasın içimizdeki o en güzel yarayı.