16 Haziran 2026 Salı

Belirsizlik Üzerine

 İnsan, en çok cevabını bilmediği şeylerden yorulur. Beklemekten değil; neyi beklediğini bilmemekten. Bir kapının açılmasını beklemek kolaydır belki, ama o kapının var olup olmadığını bilmeden beklemek ağır gelir.

Belirsizlik, hayatın en sessiz sınavlarından biridir. Ne tamamen kaybetmişsinizdir ne de kazanmış. Ne gitmişsinizdir ne de kalmış. İnsan böyle zamanlarda iki kıyı arasında kalmış bir tekneye benzer; rüzgâr eser ama hangi yöne gitmesi gerektiğini söylemez.

Oysa hayatın en büyük dönüşümleri çoğu zaman belirsizliğin içinden doğar. Tohum, toprağın altında ne zaman filizleneceğini bilmez. Şafak, gecenin hangi dakikasında başlayacağını haber vermez. Nehir, denize ulaşacağını görmeden akmaya devam eder.

Belki de belirsizlik bir eksiklik değil, bir davettir. İnsanın kontrol etmeyi bırakarak güvenmeyi öğrenmesi için bırakılmış görünmez bir boşluk. Çünkü her şeyin önceden bilindiği bir dünyada cesaretin anlamı kalmazdı. Cesaret, sonucu garanti olmayan bir yolda yürümeye devam etmektir.

Bugün seni yoran şey, yarın hayatının yönünü değiştiren dönüm noktası olabilir. Şu an karanlık görünen yol, belki de seni yanlış yerlerden uzaklaştırıyordur. Çünkü bazı cevaplar aranırken değil, yaşanırken ortaya çıkar.

Belirsizlik rahatsız eder; çünkü insan netlik ister. Ama bazen hayat, bize yolu göstermek yerine yürümeyi öğretir. Ve çoğu zaman geriye dönüp baktığımızda anlarız ki, korktuğumuz sisin içinde aslında kaybolmamışız; sadece büyüyormuşuz.

Ve belki de belirsizlik, hayatın bize söylediği şu cümledir:

"Henüz bilmiyorsun diye, güzel olmayacağı anlamına gelmez."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İNSAN

İnsan, doğduğu günden beri dünyayı anlamaya çalışıyor; ama en çok kendine yabancı kalıyor. Bir ömür boyunca başkalarının gözünde iyi görünme...